EKONOMİ
Coğrafi ve iklim özellikleri yörenin ekonomisinin tarım ve hayvancılığa dayanmasına neden olmuştur. Cumhuriyete kadar yapılan tarımsal faaliyetler, tamamen insan ve hayvan gücüne dayalı olarak yapılmakta ve doğal koşullardan etkilenmekteydi. Cumhuriyetle birlikte Anadolu?da tarımsal üretimde başlayan makinalaşma çabaları Ardahan?da da kendini göstermiştir. 1950?li yıllardan itibaren traktörün kullanılmaya başlanması bir yandan tarımsal alanların çoğalmasını sağlarken bir yandan da tarımsal üretimde verimin artmasını sağlamıştır. Günümüzde artık tarım alanında hayvan gücünden yararlanma oranı en aza indirilmiştir.
Yörenin en önemli ekonomik faaliyeti olan hayvancılığın son 20 yıla kadar verimli olmadığı görülmüştür. Hayvan varlığı tamamen verimsiz yerli ırktan olup hayvansal üretimin ekonomik getirisi oldukça düşüktür. Son dönemlerde yapılan çalışmalarla hayvan ırkı iyileştirilmiş, yörede kültür ve melez hayvan varlığı artırılmıştır. Bu konuda özellikle Göle ilçemizde kurulan TİGEM İşletmesi büyük yararlar sağlamıştır.
İl statüsüne kavuşuncaya kadar bir tek sanayi tesisi bulunmayan Ardahan?da bugün 11 adet sanayi kuruluşu bulunmaktadır. Tarım ve hayvansal üretime dayalı olan bu kuruluşlar bir yandan sanayi alanında bir canlanma meydana getirirken diğer yandan ürünlerin ekonomik anlamda değerlendirilmesini sağlamaktadır.
İlin ekonomik verileri incelendiğinde ülke ortalamalarının oldukça gerisinde bulunduğu görülmektedir. Bu sonucun oluşumunda İlin bulunduğu fiziki konum, Coğrafi ve iklim şartları önemli rol oynamıştır. Ülkenin kuzeydoğusunda bir sınır ili olması ilde ticari ve nüfus hareketliliğinin az olmasına yol açmıştır. Tarımsal üretim yapılabilecek geniş ovalarının olmasına rağmen, rakımın yüksekliği ve iklimin çok ağır olması tarımsal üretimde çeşitliliğin az olmasına, endüstriye yönelik tarım ürünlerinin yetiştirilememesine neden olmaktadır.
Doğal koşulların getirdiği olumsuzlukların yanında, bölgede sanayiye yönelik altyapı yatırımlarının eksikliği de ekonomideki durgunluğun sebeplerinden biridir. Yeterli sermaye birikimi olmayan İlde, biriken sermayenin önemli bir bölümü de göç eden genç nüfusla birlikte dışarıya gitmektedir.
Ardahan?da birincil ekonomik faaliyet hayvancılıktır. İldeki mevcut tarımsal işletmelerin % 95.60?ı hayvancılık üzerine olup, pazarlanan değerlerin % 81.62?si de hayvansal ürünlere dayanmaktadır. Ancak tarımsal üretimde olduğu gibi hayvancılığın da geleneksel yöntemlerden tam olarak kurtarılamadığı görülmektedir. Özellikle yörede modern anlamda besiciliğin yapılmaması buradaki hayvan potansiyelinin gerektiği gibi pazarlanamamasına sebep olmaktadır.
Sanayi alanında ise İlimiz yeterli gelişimi sağlayamamıştır. İl genelinde bulunan küçük çaplı sanayi işletmelerinin tamamına yakını süt ve süt ürünlerinin üretimine yöneliktir. Bölgede sanayiinin yeterince gelişmemesinin en önemli nedenleri altyapı eksikliği, iklim koşulları, önemli ticaret merkezlerinden uzak olması, göç ve buna bağlı olarak sermayenin il dışına çıkmasıdır.
1995 yılından itibaren tarım ve hayvancılık gibi yörenin geleneksel ekonomik faaliyetlerin yanında, yeni bir ekonomik kaynak olarak Sınır Ticareti eklenmiştir. Gürcistan ile Posof İlçemiz arasındaki Türkgözü Sınır Kapısı?ndan yapılan sınır ticareti bu dönemde İldeki ticari canlılığı artırmış ve yöre ekonomisine büyük katkı sağlamıştır.
TARIM VE HAYVANCILIK
Geçmişi insanlık tarihi ile yaşıt olan tarım, geçen süreç içerisinde öneminden hiçbir şey kaybetmemiş olup, insanoğlu varoldukça da bu önemini sürdürecektir. Günümüzde sanayi ve teknoloji alanında üst düzeyde bulunan ülkeler bile tarımsal üretimde verim ve kaliteyi artırmanın yollarını aramaktadırlar.
Ekonomide tarımsal üretimin önemli bir yer tuttuğu ülkemizde de 1963 yılında planlı dönemin başlamasıyla birlikte ulusal düzeyde tarımsal planlamalar beş yıllk kalkınma planlarında yer almaya başlamıştır. Ülkede tarımsal üretimi artırmak, tarıma ilişkin sorunları aşmak ve tarımı geliştirmek amacıyla destekleme alımları, girdi destekleri, yatırım teşvikleri, tarımsal altyapı çalışmaları, eğitim çalışmaları yoluyla üretici desteklenmeye ve bilinçlendirilmeye çalışılmıştır.
En önemli ekonomik faaliyetlerinden birisi de tarım olan ilimiz, coğrafi konumu, ekolojisi ve flora yapısı ile önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahiptir. İlin arazisinin % 59?u çayır ve mera arazisi, %17.4?ü ise tarım arazisidir. Toplam tarım alanının % 3,5?i sulu tarım alanı, % 92,2?si kuru tarım alanı, % 4,3?ü ise nadas alanıdır.
İlçeler ve Alt Bölgeler Bazında Çayır Mera Alanlarının Dağılımı
|
İlçe |
Toplam Alan (Ha.) |
İl Geneli Çayır Mera Alanları (ha.) |
|
Çayır |
Mera |
Toplam |
|
I. Zon (Alt Bölge) |
|
MERKEZ |
124.100 |
12.302 |
74.525 |
86.827 |
|
ÇILDIR |
68.200 |
9.750 |
25.154 |
34.904 |
|
DAMAL |
39.200 |
4.835 |
15.010 |
19.845 |
|
GÖLE |
142.000 |
18.812 |
48.816 |
67.628 |
|
HANAK |
50.000 |
3.565 |
28.405 |
31.970 |
|
II. Zon (Alt Bölge) |
|
POSOF |
60.700 |
8.300 |
36.204 |
44.504 |
|
TOPLAM |
484.200 |
57.564 |
228.114 |
285.678 |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
Ardahan Arazi Kullanım Durumu (ha.)
|
|
ARDAHAN (ha.) |
% |
|
|
84.250,8 |
17,4 |
|
ÇAYIR-MERA ARAZİSİ |
285.678 |
59 |
|
ORMANLIK-FUNDALIK ARAZİ |
31.957,2 |
6,6 |
|
TARIM DIŞI ARAZİ |
82.314 |
17 |
|
TOPLAM |
484.200 |
100 |
Toprak ve su özellikleri incelendiğinde önemli bir potansiyele sahip olan ilde, uygun olmayan iklim koşulları nedeniyle bitkisel üretimin miktar ve verim açısından düşük olduğu görülmektedir.
Ardahan Genelinde Bazı Ürünlerin Verim Değerleri :
|
Ürünler |
Ardahan (kg/ha) * |
|
Buğday |
1.625 |
|
Arpa |
1.722 |
|
Yulaf |
1.522 |
|
Çavdar |
1.678 |
|
Patates |
19.045 |
|
Kuru Soğan |
13.670 |
|
Fiğ (dane) |
1.360 |
|
Fiğ (kuru ot) |
1.905 |
|
Yonca (kuru ot) |
3.660 |
|
Korunga |
3.927 |
|
Silajlık mısır |
24.000 |
Nüfusunun %70?i kırsal alanda yaşayan Ardahan?da kırsal alan nüfusunun tamamına yakını tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. İl genelinde 19.256 adet tarım ve hayvancılık işletmesi bulunmakta olup, bunun 19.254?ü küçük ölçekli, kapalı ekonomi tipi ve geleneksel üretimde bulunan aile işletmesidir.
İldeki en önemli tarımsal faaliyet hayvancılık olup bölgenin ekonomisi de ağırlıklı olarak hayvancılığa dayanmaktadır. İl genelindeki tarımsal işletmelerin % 95,60?ı sığır yetiştiriciliğine dayalı hayvancılık yapmaktadır. Ancak yörede henüz gerçek anlamda besicilik yapıldığı söylenemez. Ardahan daha çok ülkenin diğer bölgelerindeki besicilik işletmelerine besi materyali sağlayan bir büyükbaş hayvan üretim merkezi konumundadır. Zira Ardahan?da üretilen büyükbaş hayvanlar 1-3 yaş arasında, besiye alınmadan ve besi olgunluğuna ulaşmadan pazarlanmaktadır. Böylece üretilen hayvanlar potansiyel değerinin altında pazarlandığından il ekonomisinde önemli bir kayıp meydana gelmektedir. Bu durum daha çok sermaye birikiminin yetersizliği, besicilik için gereken karma ve kesif yemin pahalılığı ve barınak şartlarının olumsuzluğundan kaynaklanmaktadır.
İlçeler Bazında Büyükbaş Hayvan Varlığı
|
İLÇE |
SIĞIR |
MANDA |
TOPLAM |
|
Kültür |
Melez |
Yerli |
Toplam |
|
MERKEZ |
5.200 |
36.884 |
28.766 |
70.850 |
5 |
70.855 |
|
ÇILDIR |
989 |
17.712 |
15.299 |
34.000 |
3 |
34.003 |
|
DAMAL |
234 |
7.629 |
10.137 |
18.000 |
0 |
18.000 |
|
GÖLE |
5.831 |
32.964 |
29.968 |
68.763 |
0 |
68.763 |
|
HANAK |
305 |
16.664 |
10.531 |
27.500 |
50 |
27.550 |
|
POSOF |
1.428 |
15.661 |
7911 |
25.000 |
0 |
25.000 |
|
TOPLAM |
13.987 |
127.514 |
102.612 |
244.113 |
58 |
244.171 |
Hayvan ve hayvansal ürünlerin çağın gerektirdiği koşullara uygun bir biçimde üretim miktarının ve kalitesinin artırılması, bu alanda elde edilecek ekonomik gelirin artırılması için tek başına yeterli değildir. Üretimin ekonomik kazanca dönüşmesi için pazarlama organizasyonlarının etkin hale getirilmesi gerekmektedir.
İlin ekonomisini canlandırmada öncelikli sektör olan hayvancılığın, hayvansal üretime dayalı sanayi ile desteklenmesi gerekmektedir. Böylece hem hayvansal üretimde çağın gereklerine uygun üretim yöntem ve teknikleriyle üründe verim, kalite artırılacak hem de sanayi alanında gelişmemiş olan yörede sanayi canlanacaktır.Türkiye büyükbaş hayvan varlığının % 2.56?sının Ardahan?da bulunduğu düşünülürse, yörenin et, süt ve deri işleme gibi hayvansal üretime dayalı sanayi tesislerine hammadde sağlayacak potansiyele sahip olduğu görülecektir.
Yörede büyükbaş hayvancılığın gelişmesinin önündeki en önemli engellerden biride işletme ölçeklerinin küçüklüğüdür. 19.256 işletmenin sadece ikisi büyük işletmedir. İşletme ölçeğinin küçüklüğü üretimde maliyeti düşürmekte ve pazarlama konusunda büyük dezavantajlar getirmektedir. Bir diğer önemli sorunda et, süt, yem ve diğer üretim girdilerinin fiyatlarındaki istikrarsızlıktır.
İl Geneli Hayvancılık İşletmelerinin Büyüklüklerine Göre Dağılımı :
|
|
İŞLETME BÜYÜKLÜĞÜ (Adet) |
|
SIĞIR |
1-10 |
11-25 |
26-50 |
>50 |
|
İl Geneli İşletme (%) |
38,22 |
44,60 |
15,44 |
1,74 |
|
KOYUN |
1-50 |
51-100 |
>100 |
|
İl Geneli İşletme (%) |
42,53 |
46,67 |
10,80 |
|
ARI KOVANI |
1-50 |
51-100 |
>100 |
|
İl Geneli İşletme (%) |
78,77 |
16,89 |
4,34 |
| |
|
|
|
|
|
|
İl genelinde sütün işlenmesine yönelik 32 adet sezonluk mandıra, 6 adet de büyük süt işleme tesisi vardır. Bölgeden toplanan sütün %68?i büyük işletmelerde, % 32?lik kısmı ise küçük mandıralarda değerlendirilmektedir.
Ardahan İlinde Sağılan Hayvan Sayısı ve Süt Üretimi :
|
YIL |
BÜYÜKBAŞ |
KÜÇÜKBAŞ |
TOPLAM SÜT ÜRETİMİ (Ton) |
|
ADET |
SÜT(Ton) |
ADET |
SÜT(Ton) |
|
1993 |
111.020 |
105.435 |
144.510 |
5.550 |
110.985 |
|
1994 |
116.830 |
112.605 |
102.610 |
3.950 |
116.555 |
|
1995 |
117.320 |
111.075 |
65.870 |
2.550 |
113.625 |
|
1996 |
109.400 |
105.085 |
48.170 |
1.875 |
106.960 |
|
1997 |
120.494 |
124.218 |
79.218 |
3.038 |
127.256 |
|
1998 |
106.162 |
101.648 |
57.463 |
2.195 |
103.843 |
|
1999 |
126.257 |
132.617 |
52.258 |
2.011 |
134.628 |
|
2000 |
120.039 |
115.058 |
33.273 |
1.278 |
116.336 |
Elde edilen süt, köydeki üreticiler tarafından peynir (çeçil, yağlı peynir, teleme , lor, çökelek), yoğurt ve tereyağı olarak değerlendirilmekte olup daha çok aile içi tüketime yöneliktir. Büyük işletmeler ve mandıralar ise sütü; kaşar peyniri, tereyağı ve beyaz peynir olarak değerlendirmekte ve üretimin büyük bir kısmını il dışına pazarlamaktadır. Mandıra ve süt işletmelerinde üretilen ürünler içerisinde kaşar peyniri ön plandadır. Üretimin ağırlıklı kısmı kaşar peynirine yöneliktir.
KAŞAR PEYNİRİ
Ardahan?da değişik kapasitelerde 38 adet süt işletmesinde imal edilerek yurdun dört bir yanına ihraç edilen kaşar peyniri, İlimizin sembolü haline gelmiştir.
Yüksek kaliteli protein, kalsiyum, riboflavin ve A vitamini yönünden son derece zengin olan Ardahan?ın kaşar peyniri kalite, lezzet ve dayanıklılık olarak kendine has özellikler taşımaktadır. Ardahan kaşarına bu özellikleri sağlayan olgu, yapımında kullanılan süt ile ilgilidir. Ardahan kaşar peynirinin yapımında dışarıdan herhangi bir ham madde (süt tozu, krema, konsantre süt vs.) ilavesi yapılmamakta, tamamen kaynağından ve birinci elden alınmış taze sütler kullanılmaktadır. Bölge hayvancılığı tamamen doğal şartlarda yapıldığından sütün bileşimini birinci dereceden ilgilendiren yem materyalleri de tamamen doğal vejetasyondur. Hayvan beslenmesinde sanayi atıkları kullanılmamaktadır. Sütün bileşimini etkileyen antibiyotik türü ilaçların hayvanlarda kullanılmaması, sütte kalıntı oluşturmasını engellemektedir.Bu nedenle Ardahan kaşar peyniri; yapımında kullanılan sütün tamamen doğal çayır ve mera otları ile beslenen ineklerden alınması, sadece inek sütünün kullanılması, yöreye has bitki florasının sağlamış olduğu mineral madde yüksekliği, A vitaminince zengin oluşu gibi temel nedenlerden dolayı kendine has koku, lezzet ve yapım tekniklerinden kaynaklanan dayanıklılığa sahiptir.
Ardahan kaşar peynirinde kuru maddenin içermiş olduğu yağ oranı, TSE?nin belirlemiş olduğu oranların üzerindedir. Ardahan kaşarı tam yağlı peynir olup, 100 gram kuru maddesinde normal standardı olan 45 gramdan daha fazla yağ içermektedir.
İlimizde süt üretiminin önemli bir bölümü kaşar peyniri yapımında kullanılmakta ve yöre halkı için önemli bir gelir kaynağı olmaktadır. Ardahan?da yılda ortalama 2500 ton civarında kaşar peyniri üretilmekte ve bunun % 80?i İl dışına satılmaktadır.
İlimiz için son derece önemli olan bu ürünün tanıtımını yapmak amacıyla Göle ilçemizde her yıl geleneksel olarak ulusal bir festival düzenlenmektedir.
ARICILIK
Toprağa bağımlı olmayan bir tarımsal üretim kolu olan Arıcılık, istihdam imkanı oluşturması açısından sosyo-ekonomik bir öneme sahiptir.
Ardahan?ın ekolojik yapısı, iklim özellikleri, geniş çayır-mera alanları, Kafkas Arı Irkının bölgeye adaptasyonu, bal özü bakımından zengin 600?ün üzerinde bitki çeşidi ve bu bitkilerin birim alandaki yoğunlukları ile çiçeklenme periyotları dikkate alındığında, önemli bir arıcılık potansiyeline sahip olduğu görülmektedir. Halen 20.280 arı kolonisini barındıran bölgede konaklatma probleminin aşılması, arıcılığın ekonomik ölçekli işletmelerde yapılması suretiyle koloni sayısının 100.000?e çıkarılması ve bu sektörden sağlanan gelirin beş kat artırılması mümkündür. Bu da Ardahan?da bal üretiminin gelişmeye açık, potansiyel bir faaliyet alanı olduğunu göstermektedir.
2003 yılı itibariyle il genelinde arıcılık faaliyetleri, 216 köyde 671 arıcı tarafından yürütülmektedir. İlimizde arıcılık ekonomik getirisi az olan küçük işletmelerde yürütülmekte olup, arıcıların % 80?i 50?den daha az koloniye sahiptir. Yıllar itibari ile küçük değişikler gösterse de ortalama 22 bin arı kolonisi ile sürdürülen bu faaliyetler sonucunda, 300-400 ton civarında bal üretilmekte ve Ardahan ekonomisine 4 trilyon civarında bir katma değer sağlanmaktadır. Bu oran Türkiye bal üretiminin % 0,63-0,64?ünü karşılamaktadır.
Ardahan?ın arıcılık konusundaki en önemli avantajı: Dünyada yetiştirilen ve ekonomik değere haiz 4 önemli arı ırkından biri olan Kafkas Arı Irkı?nın ülkemizdeki gen merkezlerinden biri olmasıdır. Bu ırkın korunması ve yörede arıcılığın geliştirilmesi için Valiliğimiz tarafından çeşitli çalışmalar yürütülmektedir.
KAFKAS ARI IRKI VE ÇİÇEK BALI :
Kafkas arısı dünyada ekonomik değere sahip dört arı ırkından birisidir. Ardahan ili bu ırkın ülkemizdeki gen kaynağı durumundadır. ?Kafkas arısı çiçek balı? ilimiz mera ve yaylalarında doğal olarak yetişmekte olan yüzlerce çeşit polen ve nektar kaynağı çiçekten üretilmektedir.
Kafkas ırkı arının anavatanı Kafkasya?nın yüksek vadileridir. İlimiz ekolojik şartlarına çok iyi adapte olabilen bu arı; kitin rengi esmer olup abdomenin ilk bandı üzerinde kahverengi benekleri bulunur. Kıllarda gri renk hakimdir. Erkek arıların ?throx?ları üzerindeki renk siyahtır.
Arı ırkı içerisinde en uzun dilli olanıdır ve dil uzunluğu ortalama 7,09 mm? dir. bu özelliği nedeniyle derin tüplü çiçeklerin nektar kaynaklarından en iyi istifade edebilen arı ırkıdır. İyi bir arı yetiştiricisi olan Kafkas arısı ilkbaharda yavaş gelişir; ancak yaz aylarında oldukça güçlü koloniler oluştururlar ve sonbaharda yine düşük bir popülasyona inerek kışları böyle geçirirler.
Petek üzerinde sakin ve genellikle centilmendir. Yağmacılık eğilimleri fazladır, doğal oğul verme eğilimleri ise zayıftır. Kafkas arıları kışı soğuk, karlı ve sert geçen karasal iklimin hüküm sürdüğü bölgelerde başarılı bir şekilde çalışan iki önemli arı ırkından biridir.
Yöremizde tarımsal amaçlı ilaçlama ve gübreleme yok denecek kadar azdır. Gezginci arıcılıktan çok sabit arıcılık yapılması sebebiyle; Ardahan ilinin her ilçe ve yaylasında çiçek yapısına bağlı olarak üretilen balların kendine has bir tadı ve kokusu vardır. Balın rengi beyaz ile amber rengi arasında değişen açık renktedir. Tadı çok lezizdir ve boğazı yakmaz, yüksek yörelerin balı olması nedeniyle çabuk kristalize olur. Kristalize olmuş krema şeklindeki balı tüketmek balımızın değerini bilenlerce aranan özelliktir. Ayrıca bu değerli ürün üretim tekniğinde, paketlenmesinde ve pazarlanma organizasyonunda yapılacak iyileştirmeler sonucu organik bal olarak değerlendirilebilir. Hortumu en uzun (7,2 mm ) ve çalışkan bir arı ırkı olan Kafkas, bu sayede derin tüplü çiçeklerin de nektarlarından yararlanabilmektedir. Bu özellik onun yaptığı balı diğer ballardan üstün kılmaktadır.
İnsan sağlığı açısından son derece faydalı olan bal, içinde B, B6, C vitaminlerini barındırmakta ve doğrudan kana karışmaktadır; çocuğun gelişimini hızlandırır, kanı temizler ve kansızlığı gidermede etkilidir, kalbin ve ülserin dostudur, kemikleri geliştirir, karaciğeri ve sindirim organlarını onarır, zeka ve hafızayı kuvvetlendirir, romatizma ve damar sertliğini giderir, hazmı kolaylaştırır, sinirleri sakinleştirir.
Bölgede arıcılara yönelik rehberlik etme, ana arı ve oğul üretimi, kovan üretimi gibi hizmetler Ardahan Arıcılık Üretme İstasyonu tarafından yürütülmekte, böylece arıcılığın İl geneline yaygınlaştırılmasına çalışılmaktadır.
Ardahan İlinde Koloni Varlığı ve Bal Üretimi ( 1993-2003)
|
Yıllar |
Koloni Sayısı |
Bal Üretimi (ton) |
Kg/Koloni |
|
1993 |
28.375 |
497 |
17,51 |
|
1994 |
22.736 |
427 |
18,78 |
|
1995 |
20.342 |
391 |
19,22 |
|
1996 |
23.012 |
397 |
17,25 |
|
1997 |
24.400 |
416 |
17,05 |
|
1998 |
25.566 |
441 |
17,25 |
|
1999 |
21.542 |
388 |
18,01 |
|
2000 |
20.032 |
235 |
11,73 |
|
2001 |
21.718 |
414 |
19,06 |
|
2002 |
20.280 |
396 |
19,52 |
(*) 2000 yılı yaz mevsiminde görülen kuraklık üzerine, bir çok bölgede bal üretiminde önemli bir düşüş yaşanmıştır.
SANAYİ
Bir bölgenin kalkınmasında en önemli faktörlerden birisi de sanayileşmedir. Zira sanayileşme ile birlikte bir yandan yörede yeni istihdam alanları oluşurken diğer yandan hammadde ihtiyacının yöreden sağlamasıyla bölge halkı için ekonomik gelir kaynağı oluşur.
Ancak bir yörede sanayileşmenin gelişebilmesi ve sanayi tesislerinin kurulabilmesi için bazı faktörlerin bulunması gerekmektedir. İşletmenin verimli ve kârlı olabilmesi için kuruluş yerinin önemi büyüktür. En düşük maliyetle en yüksek üretim kapasitesine ulaşmak, ürünü tüketiciye en ucuz maliyetle ve en kısa yoldan ulaştırmak bir işletmenin temel hedefleridir. Sanayi işletmeleri tesislerini kuracakları yerin seçiminde birtakım ekonomik ve doğal etkeni göz önünde bulundurmak zorundadırlar. Her şeyden önce mal üretebilmek için gereken hammaddeyi ucuz ve kolaylıkla sağlayabilecekleri bölgeleri tercih ederler. Üretilen malın kolaylıkla pazarlanabilmesi için kuruluş yerinin pazar merkezlerine yakın ve ulaşımın kolay olması gerekmektedir. Çalışacak insan gücünün de bol ve ucuz olması, özellikle kalifiye elemanın kolaylıkla sağlanabilmesi önemlidir. Ayrıca çalışma olanakları, malzeme ve mamul mal açısından iklim koşullarının uygun olması gerekir. İşletme için gereken enerji ve yakıtın ucuz ve bol olması bir diğer etkendir. İşletmelerin kuruluş yeri seçiminde dikkat ettikleri bir diğer husus da Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitesi gibi altyapı yatırımları götürülmüş özel sanayi alanlarının bulunmasıdır.
Bütün bu koşullar göz önüne alındığında Ardahan?ın bir işletme olarak gerek ekonomik gerekse doğal faktörler açısından çekici bir merkez olmadığı görülmektedir. Bu nedenle Ardahan, bugüne kadar sanayi alanında yeterli gelişimi gösterememiştir. İlde gerek kamu gerekse özel sektöre ait sanayi yatırımı yok denecek kadar azdır. Halihazırda biri kamuya, 11?i özel sektöre ait olmak üzere 12 adet sanayi tesisi bulunmaktadır. Bunlar da tam kapasite ile üretim yapamamaktadır.
Ülke genelinde belli avantajlara sahip bölgelerin sanayileşme açısından hızla gelişmesi, bu bölgelerle diğer bölgeler arasında gelişmişlik farkını açmaktadır. Bu durum, ülke içerisinde sosyal ve ekonomik anlamda çeşitli sorunların doğmasına yol açmaktadır. Ardahan gibi sanayileşme konusunda birtakım dezavantajlara sahip bölgeler için özel projeler geliştirilerek uygulamaya konulması, hem bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldıracak hem de bahsedilen sosyo-ekonomik sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır.
Ardahan?daki üretim potansiyeli dikkate alındığında, özellikle tarımsal üretime dayalı sanayi tesislerini besleyebilecek bir potansiyele sahip olduğu görülmektedir. İlde sanayiinin gelişmesi için tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin iptidai usullerden kurtarılarak modern ve verimli işletmecilik yöntemleriyle üretimde miktar ve verimin artırılması, organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitelerinin kurularak ildeki sanayi altyapısının tamamlanması gerekmektedir.
Ardahan İli Tarımsal Sanayi Kuruluşları :
|
Faaliyet Alanı |
Adedi |
Kurulu Kapasite |
Kapasite Kullanım Oranı (%) |
|
Et ve Et Ürünleri |
1 |
2.722 ton/yıl |
5 |
|
Süt Ürünleri |
38 |
1.816 ton/yıl |
45 |
|
Su Ürünleri Yetiştiriciliği |
2 |
80 ton/yıl |
30 |
|
Un |
4 |
900 ton/yıl |
58 |
|
Unlu Mamuller |
18 |
5.150 ton/yıl |
57 |
|
Bal Paketleme* |
1 |
85 ton/yıl |
0 |
|
Yumurta Tavukçuluğu |
1 |
40.000 adet/günlük |
15 |
|
Yem Fabrikası |
2 |
7,5 ton/saat |
23 |
|
Toplam |
67 Adet |
|
%33,29 |
SINIR TİCARETİ
Bir serhat şehri olan Ardahan, doğu komşularımızdan Gürcistan ve Ermenistan ile sınırdır. Yıllar boyunca bu ülkelerin sürdürdükleri dışarıya kapalı rejim nedeniyle sınır ili olmanın nimetlerinden faydalanamamıştır. Ancak 1990?lı yıllarda bu ülkelerde meydana gelen rejim değişiklikleri Ardahan için yeni bir imkan doğurmuş, bu dönemde Gürcistan ile Ardahan arasında ticari ve sosyal ilişkiler gelişmiştir.
Ardahan ile Gürcistan arasında biri Posof Türkgözü diğeri Çıldır Aktaş olmak üzere iki sınır kapısı bulunmaktadır. Posof ilçemiz sınırında bulunan Türkgözü Gümrük Kapısı 1995 yılında fiilen faaliyete geçmiş olup, birinci sınıf gümrük idaresi statüsündedir. Çıldır İlçemiz sınırında bulunan Aktaş Gümrük Kapısı ise Gürcistan tarafında bulunan eksiklikler nedeni ile henüz faaliyete geçmemiştir.
Gürcistan sınırında bulunan bu kapılar bu ülke ile sınır ticaretini gündeme getirmiştir. Sınır komşumuz olan bu ülkelerin hinterlandında yer alan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve Kafkas ülkeleri, Türkiye?ye bu ülkelerle yapılacak dış ticarette pazar bulma, ticari anlaşma yapma ve ulaşım konularında önemli avantajlar sağlamaktadır.
Sınır ticareti sınır illeri ile bunlara komşu olan illerin ihtiyaçlarını karşılanması amacıyla karşılıklı olarak yapılan ticari işlemlerdir. Bu ticaretin amacı; bölge halkının ihtiyaçlarını sınır bölgelerinde kısa sürede ve daha ucuza temin etmesi, istihdamın arttırılması, bölge halkının refah düzeyinin yükseltilmesi ve bölge ekonomisine canlılık getirilmesidir.
Ardahan?a sınır ticareti 27.12.1996 tarih ve 96/9025 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile izin verilmiş ve Ardahan Valiliği?nin 22.07.1997 tarihli yönergesinin yayınlanmasından sonra sınır ticareti başlamıştır.
Bu tarihlerden sonra ilin ticari hayatında büyük bir canlılık meydana gelmiştir. Özellikle ilimize sınırsız miktarda motorin ithal etme izninin verilmesi yöre esnafının büyük çoğunluğunu bu işle uğraşmasını sağlamıştır. 1998 yılının ortalarına kadar yoğun şekilde devam eden ve il ekonomisine önemli miktarda para girişi sağlayan motorin ithalatı il genelinde diğer sektörlerde de canlılık meydana getirmiştir. Özellikle hizmet sektörü ve inşaat sektöründe gözle görülür bir kıpırdanma olmuştur. Ancak önceleri vergiden muaf olarak yapılan motorin ithalatına Bakanlar Kurulu?nun 04.06.1998 tarih ve 11160 sayılı kararı ile vergi ve fonların % 80?e çıkarılması, ayrıca ithal edilen motorinin il ihtiyacı fazlasının il dışına çıkarılmasının yasaklanması ile motorin ticareti durmuş ve ilde meydana gelen canlılık azalmıştır.
Günümüzde küreselleşen dünya ekonomisinde ülkeler ilk önce bölgesel ekonomik entegrasyon aşamaları ile dünya ekonomisine açılmaktadırlar. Ekonomik entegrasyon ile ülkeler, büyük pazar avantajları elde etmek için ülke pazarlarını birbirlerine açmaktadırlar. Ülkemizde sanayileşme süreci içerisinde yer alma ve bölgesel hareketler çerçevesinde küresel ekonomik entegrasyona dahil olma çabaları ile ticari ilişkilerine AB, ECO, KİEB ile yön verme yolunu seçmiştir.
Ticarette ilk etapta ihtiyaç fazlası üretimin gelir getirici avantajını kullanmak amacıyla yakın pazarlarda en uygun şartlarda pazarlanması amaçlanmakta, sonrada yakın pazarda sağlanan ticari kolaylıklarını kullanarak uzak pazarlarda ticaret imkanı elde edebilme amacı güdülmektedir. Bu bağlamda Türkiye?nin ekonomik entegrasyonu KİEB çerçevesinde yakalayabileceği düşünülmektedir (DPT 1995). Zira ilk etapta Karadeniz ülkeleri ve sonrada onların hinterlandında yer alan Avrupa ve Asya ülkeleri, ülkemiz için hem iyi bir pazar hem de ucuz hammadde sağlanabilecek bir kaynak durumundadır.
KİEB üyesi ülkelerden Gürcistan ve Ermenistan?a sınır olan Ardahan bu pazar yakınlığının avantajlarından azami yararlanabilecek konumdadır. Birisi açık, diğeri açılmak üzere olan iki sınır kapısı Çıldır Aktaş Sınır Kapısı?ndan geçecek olan Kars-Tiflis Demiryolu ilimizin en önemli avantajlarıdır.
İlimizde sınır ticaretine canlılık kazandırılması halinde, bu pazar imkanı makro düzeyde ülke ekonomisi için, mikro düzeyde de İl ekonomisinin canlandırılması için önemli bir potansiyel taşımaktadır.
SINIR KAPILARI
Ülkenin kuzeydoğusunda bir serhat şehri olan Ardahan biri açık diğeri açılmak üzere olan iki sınır kapısına sahiptir:
1) Posof Türkgözü Gümrük Kapısı :
İlimiz Posof ilçesi ve Gürcistan arasında 08.07.1995 tarihli Resmi Gazete?de yayınlanan ek yönetmelikle ?Türkgözü Gümrük Kapısı? kurulmuş ve 25.11.1995 tarihinde fiilen faaliyete geçmiştir. Türkgözü Sınır Kapısı yolcu ve yük taşıtlarının giriş-çıkışlarına açık olup, birinci sınıf Gümrük İdaresi olarak her türlü ithalat, ihracat, transit ve yolcu işlemleri yapılmaktadır. Saha içi toprak olan ve geçici olarak yapılan prefabrike hizmet binalarında çalışmalarını sürdüren Gümrük Müdürlüğü?nün yeni hizmet binalarının yapımı devam etmektedir
Türkgözü Gümrük Kapısı?nın açılması Ardahan?daki ticari hayata yeni bir boyut kazandırmıştır. Özellikle 1997-1999 yılları arasında sınır ticareti kapsamında yapılan motorin ithalatı İldeki ticari yaşamı canlandırmış ve yöre halkı için yeni bir gelir kaynağı olmuştur. Bu kapıdan günümüze kadar yapılan ithalat ve ihracattan elde edilen gelirle ilimizde yapılan bir çok yatırıma kaynak sağlanmıştır.
2- Çıldır Aktaş Sınır Kapısı :
İlimiz Çıldır ilçesi ve Gürcistan arasında 24.071995 tarih ve 95/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Aktaş Sınır Kapısı kurulmuş ve 18.08.1995 tarihli Resmi Gazete?de yayınlanmıştır. Henüz faaliyete geçmeyen Aktaş Sınır Kapısı coğrafi konum itibariyle yörede bulunan Sarp ve Türkgözü Gümrük Kapıları?na nazaran daha avantajlı bir konuma sahiptir. Kapının Gürcistan?a açılan bölümünde güvenlik diğer bölgelere göre daha emniyetlidir. Yöremizin ağır kış şartları göz önüne alındığında daha uygun bir yol güzergahına sahip olduğu görülen Aktaş Sınır Kapısı?ndan ulaşım daha kolay sağlanacaktır.
Aktaş Sınır Kapısı?nın açılması Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile olan ekonomik, sosyal ve ticari ilişkilerimizi canlandıracaktır. Yapılma aşamasında olan ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile Çin güzergahını Avrupa?ya bağlayan Demiryolu hattının tek eksik bölümü olan Kars-Tiflis Demiryolu Aktaş Sınır Kapısı?ndan geçecektir. Hem bölge ülkeleri hem de Avrupa ülkeleri tarafından büyük önem verilen Kars-Tiflis Demiryolu?nun buradan geçecek olması Aktaş Hudut Kapısı?nı alternatifsiz bir konuma sokmaktadır. Bu kapının hizmete açılabilmesi için Türkiye tarafındaki bütün hazırlıklar tamamlanmış ve hizmete hazır duruma getirilmiştir. Ancak Gürcistan tarafındaki altyapı ve tesis eksiklerinin tamamlanması beklenmektedir.